TATLI TATLI ZEHİRLENMEK

Şeker her ne kadar pancar ve şeker kamışı gibi doğal bitkilerden elde ediliyor görünse de, aslında rafine edilmiş tatlandırıcılar bir kimyasal üründür. Bağımlılık yapan, uyuşturucu etkili, sağlığı ve hayat kalitesini tahrip eden, bu kimyasal maddenin tadına aldanarak, yavaş yavaş zehirleniriz.
Tatlı Tatlı Zehirlenmek  Tatlı tatlı zehirlenilir mi canım’ dediğinizi duyar gibiyim. İşin gerçeğini açıklamak gerekirse evet tatlı tatlı zehirlenilebilir. Nasıl mı ? anlatayım.

  Şeker her ne kadar pancar ve şeker kamışı gibi doğal bitkilerden elde ediliyor görünse de, aslında rafine edilmiş tatlandırıcılar bir kimyasal üründür. Bağımlılık yapan, uyuşturucu etkili, sağlığı ve hayat kalitesini tahrip eden, bu kimyasal maddenin tadına aldanarak, yavaş yavaş zehirleniriz. 


  Şeker elde edilen bitkiler fabrikaya girdiği andan itibaren, çok fazla kimyasal işleme tabi tutulur ve içine çok sayıda, kimyasal madde eklenir. Bu da rafine edilmiş şekerin, bağımlılık yapan, vazgeçilmez, çok tatlı bir zehre dönüşmesine sebep olur. 


  Bu şeker bitkinin doğal halindeki vitamin, mineral, enzim ve liflerden arındırılmıştır. Bu haliyle boşa alınan ve başta çocuklar olmak üzere insanların sağlığını ciddî şekilde bozan, gereksiz kaloriden başka hiçbir şey değildir.

  İnsanların, özellikle de çocukların beslenmesinde, yüksek oranda kullanılan şeker içeren hazır içecek ve yiyecekler, vücudun biyokimyasını zamanla tahrip ederler. 


 Tüm zararlarına rağmen, vücudun ihtiyacı olduğu için değil, bağımlısı haline geldikleri ve çok kısa süren damak zevkleri için, insanlar sorgulamadan ölçüsüz şekilde, şeker tüketmektedir. Şekerli içecek ve yiyecekleri tüketenlerin bu tehlikenin farkına varmaları, sağlıklarını korumalarına ve hayat kalitelerinin artmasına katkı sağlayacaktır.

  Bazı şekerlerde % 90’lara varan oranda fruktoz bulunur. Halbuki günlük 15 gramdan fazla fruktoz alımı vücutta zehir etkisi yapmaktadır. Bu etki kendini, bitkinlik, zihinsel bulanıklık ve karaciğerde yağlanma olarak gösterir. Ayrıca fazla fruktoz doyma hissini geciktirmesi nedeniyle fazla yemek yemeye de neden olur. Kilo alımı kolaylaşır, obeziteye davet çıkarır. 

  
  Şekerin kanserli hücreleri beslediği, bilimsel araştırmalarda ortaya konmuştur. Son araştırmalar gösteriyor ki, şekerli gıdalara olan bağımlılık, birçok kronik hastalığın temelinde yatan en önemli nedendir. 
Fazla şeker alımı sonucunda:
  • Tansiyon yükselir ve kolesterol seviyesi artar,
  • Aşırı kilo alma ve yaşlanmada hızlanma görülür,
  • Kalp hastalıkları artar,
  • Bağışıklık sistemi zayıflar, 
  • Varis oluşumu artar,
  • Depresyona eğilim olur,
  • Protein emilmesinde ve enzimlerin fonksiyonlarında zafiyet meydana gelir,
  • Geniş çeperli damarların kayganlığında azalma ve yapısal bozulma oluşur.
Bu durum; vücuttaki temel dengelerin bozulması sonucunda, uyuşukluk, hiperaktivite, endişe, dikkat bozukluğu ve huysuzluk gibi yaşam kalitesini bozmanın yanında ciddi hastalıklara da zemin hazırlar.  Ayrıca bazı araştırmalar; şekerli içecek ve yiyeceklerin mide asiditesini bozarak sindirim sisteminin işlevini olumsuz etkilediğini, cilt sağlığını bozduğunu, astım, mantar enfeksiyonları, hemoroit, safra ve böbrek taşı gibi birçok hastalığa zemin hazırladığını ortaya koymuştur. Bazı araştırmalar ise şekerli içecek ve yiyeceklerin DNA yapımız, öğrenme ve hafıza yeteneğimiz üzerinde olumsuz etkiler bıraktığını ortaya çıkarmıştır. 

Sonuç olarak; sağlıklı yaşamak istiyorsak, tatlı ihtiyaçlarınızı atalarımız gibi organik bal, pekmez ve kuru meyvelerden karşılamalıyız.